Çatı izolasyonu denince çoğu insanın aklına sadece "yağmur yağınca tavan akmasın" fikri gelir. Oysa bir çatı, binanın "şapkası" gibidir; eğer şapkanız delikse sadece ıslanmazsınız, vücut ısınızın %30'unu da oradan kaybedersiniz.
Ankısmet olarak, binlerce metrekarelik çatı tecrübemizle size sadece teknik tabloları değil, bizzat damda yaşadığımız o "kıl payı" kurtuluş hikayesini ve ustaların bile bazen atladığı altın sırları anlatalım.
Geçen kış Beşiktaş’ta tarihi bir apartmanın en üst kat dairesine çağrıldık. Ev sahibi isyanlardaydı: "Çatıya iki yıl önce en pahalı membranları serdirdik, her yer pırıl pırıl ama tavanım hâlâ simsiyah, rutubetten geçilmiyor!"
Çatıya çıkıp incelediğimizde dışarıdan bakınca her şey kusursuz görünüyordu. Ancak sorun gökten yağan yağmur değil, içeriden yükselen "yoğuşma" (terleme) idi. Çatıda su yalıtımı vardı ama hava sirkülasyonu ve ısı dengesi yoktu. İçerideki sıcak hava, buz gibi soğuk çatı betonuyla karşılaştığında terliyor ve tavanı içten içe çürütüyordu.
Buradan alacağımız ders: Çatı izolasyonu sadece suyu dışarıda tutmak değil, binanın nefes almasını ve ısıyı dengede tutmasını sağlamaktır. Tek yönlü çözüm, sadece sorunun yerini değiştirir.
Çoğu çatı sızıntısı orta kısımlardan değil, "gizli dere" dediğimiz uç kısımlardan başlar. Buralar genelde dar ve temizlemesi zor alanlardır.
Tüyo: Gizli derelerde ek yerli membran kullanmak büyük bir risktir. Buralarda mutlaka ek yeri olmayan, yüzeye sakız gibi yapışan likit poliüretan malzemeler tercih edilmelidir. Ayrıca derenin eğimi "su terazisi" ile değil, bizzat su dökülerek test edilmelidir. Su bir milim bile birikiyorsa, o çatı er geç sızdırır.
Çatının gövdesine ne kadar iyi yalıtım yaparsanız yapın, baca dipleri ve duvar birleşimleri (parapetler) en çok "fire" verilen yerlerdir.
Altın Kural: Bu noktalarda yalıtım malzemesini duvara en az 20-30 cm "bindirme" yaparak çıkartmalısınız. Eğer malzeme duvarda bitiyorsa, yağmur duvarın üzerinden süzülüp yalıtımın arkasına geçer. Biz buna şantiyede "yalıtımın arkasından su çalması" deriz.
Pek çok kişi "nasılsa üzerine şap atacağız" ya da "kimse görmüyor" diyerek güneş ışığına (UV) dayanıksız, ucuz malzemeler seçer.
Kritik Bilgi: Çatılar yazın 70-80 derece sıcaklığa ulaşır. UV dayanımı olmayan malzeme, güneş altında pişer, gevrer ve ilk karda çatlar. Malzemenizin mutlaka "UV dirençli" veya üzerine koruyucu alüminyum folyo/mineral kaplı olduğundan emin olun.
Biz çatıyı bir bütün olarak ele alıyoruz.
Eksiz Koruma: Poliüretan izolasyon sistemlerimizle çatınızı tek parça bir "lastik çarşaf" gibi kaplıyoruz. Ek yeri olmadığı için, "ek yerinden açıldı" derdini tarihe gömüyoruz.
Enerji Tasarrufu: Sadece su yalıtımı değil, aynı zamanda yüksek ısı yalıtımı sağlayarak kışın doğal gaz, yazın klima faturanızda %40'a varan tasarruf sağlıyoruz. Binanızın değerini sadece korumuyor, artırıyoruz.
İstanbul'un yağmurları ve fırtınaları serttir. Çatınızdaki küçük bir nem lekesi, alt kattaki komşunuzun tavanındaki avizeye kadar ulaşan bir yolculuğun başlangıcıdır.
Kritik Soru: Çatınızdaki yağmur olukları en son ne zaman temizlendi ve yalıtımınızın elastikiyeti hala yerinde mi?
Gelin, binanızın şapkasını beraber kontrol edelim. Ankısmet uzmanlığıyla çatınızı kışa ve yaza hazırlamak için ücretsiz keşif teklifimizden yararlanmak ister misiniz? Profesyonel ekibimiz bir telefon uzağınızda!