Anksmet Güçlendirme olarak biz şuna inanıyoruz: Bir insanın evine, yuvasına girmek büyük bir sorumluluktur. Kimse evinde balyoz sesleri duymak ya da "acaba binam sağlam mı?" korkusuyla uyumak istemez. Bizim işimiz sadece beton dökmek değil, o korkuyu söküp atmak.
İşte güçlendirme yaptırmayı düşünen birinin, usta olmayanlardan kolay kolay duyamayacağı, işin "mutfağından" birkaç dost tavsiyesi:
İşin Aslı: Kimsenin Söylemediği O İnce Detaylar
"Makyaja Aldanmayın": Bazı yerlerde görüyoruz; çatlakların üzerine sadece sıva yapıp boyayıp geçiyorlar. Bu, kırık bir kolun üzerine yara bandı yapıştırmak gibi bir şey. Eğer o çatlak binanın taşıyıcı kolonundaysa, bize gelmeseniz bile mutlaka bir uzmana gösterin. O çatlak aslında binanın "canım yanıyor" deme şeklidir.
Betonla Yeni Betonun "Küsmesi": En büyük hata şudur: Eski betonun yanına yeni beton döküp iş bitti sanmak. Eski beton kurudur, yenisinin suyunu çeker ve araları açılır. Biz araya öyle bir "köprü" kuruyoruz ki (özel yapıştırıcılar ve demir eklemelerle), deprem anında o iki parça birbirinden asla ayrılmıyor. Tek bir vücut gibi hareket ediyorlar.
Eviniz Daralacak Diye Korkmayın: Birçok kişi "kolonlar kalınlaşırsa evde yürüyemeyiz" diye bu işten kaçıyor. Artık teknoloji çok değişti. Karbon fiber dediğimiz, incecik ama çelikten kat kat güçlü malzemelerle, kolonun etrafını bir sargı gibi sarıyoruz. Yerinizden santim kaybetmeden binanızı zırh gibi koruyoruz.
Neden Bizimle Çalışırken İçiniz Rahat Olur?
Biz sadece "müşteri" olarak bakmıyoruz size. "Bu binada benim ailem otursa ne yapardım?" sorusuyla işe başlıyoruz.
Dürüstlük Birinci Kural: Binanın durumu çok kötüyse ve güçlendirme parasına değmeyecekse, "boşuna masraf yapmayın" diyecek kadar dürüstüz. Sizin paranızı çöpe atmak değil, hayatınızı kurtarmak derdindeyiz.
Tozu Toprağı Size Bırakmıyoruz: Güçlendirme zahmetli iştir, biliyoruz. Ama biz sanki kendi evimizde çalışıyormuş gibi, etrafı en az kirletecek ve sizi en az yoracak şekilde plan yapıyoruz.
Sadece Kolon Değil, Temel De Önemli: Binanın üstünü çelikten yapsanız ne olur, ayakları çamurdaysa? Biz mutlaka temele ineriz; su almış mı, demirler paslanmış mı bakarız. Temeli sağlam olmayan binanın üstüne dokunmak geçici çözümdür.
Şöyle Bir Düşünün...
Huzurlu bir uyku çekmekten daha değerli ne olabilir? Deprem olduğunda "eyvah" demek yerine, "binamıza gerekeni yaptık, güvendeyiz" diyebilmenin rahatlığı paha biçilemez.
Anksmet Güçlendirme olarak diyoruz ki: Gelin, şu meşhur "karot" testlerini, analizleri falan bir kenara bırakalım; önce binanızın derdi neymiş onu bir anlayalım. Sizinle şeffafça konuşalım, ne gerekiyorsa onu yapalım. Fazlasını değil, sadece gerekeni.
Usta Tavsiyesi: Binanızda kapılar kendi kendine kapanmaya başladıysa veya pencereler zor açılıyorsa, bu binanın hafifçe yattığına veya oturduğuna işarettir. Görmezden gelmeyin, bir bilene danışın.
Binanıza bir göz atmamızı ister misiniz? Hiçbir bağlayıcılığı yok; gelin bir inceleme yapalım, durumu size olduğu gibi anlatalım. Çayımız da her zaman taze, bekleriz.